madame's profileм¢ αиαfσяPhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    May 23

    sagopa&kolera..ne bilirsin!




    NE BİLİRSİN?!

    KOLERA

    Dik bir yokuş hayat, başında Azrailiyle bekleyen
    Azrail melekten korkma! O bir emri yerine getiren
    Terbiyelen ahdini hatırla, kıyametten önce bir
    Kıyamet kopsa Allah'ım şükür sana, kavuş bana

    Her gün korkuyu tanıdığım ilk günüm
    Her dün sana yaklaştığım bir bölüm
    Her hüzün sorularıma bir çözüm
    Sana yürüdüm, Hak sürüm sürüm
    Kalbim saklı kalmış bir cürüm.

    Ey benim başımı alıp duvarlara vuran gönüllüm
    Sen her söyle yaptığıda bin parçaya bölündüm
    Düşünmez mi kimse, kim kendini küçük düşürdü?
    küçüğüm çünkü kalbim büyüdükçe beden küçüldü

    Estir yelleri, hüznün bitsin dertleri
    Sen dağıtmazsan gitmez acının küçük fertleri
    Cümle cümle anlatmakla bitmez sabır halleri
    Sanma tabiat ana, bunlar Rabbin kızgın selleri

    Her gördüğünü hayra yorma, şükret yaz ayında donma
    buruk açık düştü kama, bomboş iş üstünde durma
    vurana kadar kaçar turna, harcanmalı zaman boyna
    kara hain girer koyna, söylediğine uyma

    Bunu masal mı sandın?
    Etkilemez ölüm beni inan hiç
    Beni inan hiç omzundaki yükleri sal dünya
    Yan gönül yan
    Kalpten düştü yaşama sevincim inan
    Sevindim inan kalpten düştü kıyım yakın artık
    Bunu oyun mu sandın?
    Hileni ancak kendine yedirirsin sen
    Yedirirsin, yedirirsin ye de bitir git artık
    Pes ettim mi sandın?
    Taarruzumun yönünü sen ne bilirsin?
    Sen ne bilirsin, sen neyi bildin ki, yönünü bileceksin?

    SAGOPA
    Sahte tüfeği kafama dayamış korkmamı bekliyosun
    Düşüncemin geldiği yere git!... Kendine yer kap!...
    Burası benim ilim yerim, kendimle ilgili sorunum varsa
    Bırak doktorum olan "Ben"  uğraşayım.
    Şeytan yoluna girişleri annem keserdi, giremezdim.
    Babam için cennet gerekli, ben hep bunu bildim.
    İçimdeki ateşle oynamaktan yanıyor içim.
    Ve birgün memleketten 750 km ileri gittim.
    Yarın için bir defans taktiği bulmalıyım.
    Çok kişiyi öldürdüm, cestelerinde parmak izim yoktu.
    Soğukluk içimi ürpertti, damar kanım dondu.
    Bu yeniden başlamasından korktuğum kaçıncı sondu?
    Canım yandığında birkaç hafta bağırdım!...
    Fırçayı elime aldığımda ilkin anılarımı boyarım.
    Gelecek adına hiçbir hayali resme dökemez parmaklarım.
    İçimde iyiliklerimin dedikodusunu yapan şeytanlarım.
    Zaman akıp gittikçe gözlerim daha çok doluyor
    Vakit gider gelmez, işte bu canımı çok sıkıyor
    Hata ve yanlışlarım çırılçıplak, o kadar utanç vericiki!...
    Benim böyle olmamam gerektirdi.
     
     




    indirmek için tıklayınız...

    December 29

    Ankara




    ANKARA 
     
    1. Yeni başlayanlar için ANKARA, AŞTİ’dir. (bkz: Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi)
    2. Soğuğun içine işlediği anda başını kaldırıp etrafta denizi aramaz isen kolay alışırsın.
    3. ANKARA’da deniz yoktur. Deniz kenarında bir kentte bir şekilde bulunmuşsan, denizi seviyorsan, ANKARA’yı kısa vadede sevemeyeceksin, hiç kasma. Yine de çeneni kapa, ankara iyi güzel de denizi yok abi bea kabilinden düşüncelerini kendine sakla, bu muhabbetleri defalarca kez duymuş olan ANKARAlılar pek sevecen davranmazlar, sıcak yaklaşmazlar. Baygınlık verirsiniz. Yapmayın etmeyin gözünüzü seveyim.
    4. ANKARA’yı İstanbul ile İzmir ile kıyaslamaya kalkmayın, bu da sevilmez, hele İstanbul karşılaştırması tiksinti yaratır.
    5. ANKARA’da kış soğuk geçer. Rüzgârı keser, ayazı süründürür. Kalın giyinin, bere ve eldiven edinin; öğlen dışarı çıkıyorsanız ve geç saatlerde dışarıda bulunmanız gerekecekse havaya aldanmayın. Coğrafya dersinde karasal iklim için neler söylerdiniz onları hatırlayın. Ya da en iyisi bir gece iliklerinize kadar üşüyün, sonra gece-gündüz sıcaklığı arasındaki büyük farklı anlayın.
    6. ÇİNÇİN MAHALLESİ denilen yere gece gitmeyin. Gündüz de gitmeyin. İlla gideceğim, ben gezerim görürüm hoplarım zıplarım diyorsanız, en fiyakalı, en pahalı giysilerinizi giyin, telefonunuzu boynunuza asın öyle gidin.
    7. ANKARA’da deniz yoktur. Alışın.
    8. Elektronik malzeme, korsan CD falan arıyorsanız KIZILAY’da vakit kaybetmeyin, Teknosa arayıp kazık yemeyin, MALTEPE PAZARI’nı öğrenin. Ben öğrenciyim ağabey sözünü motto bilin, her alışverişte işe yarar.
    9. Öğrenciyseniz, kendi evinizde kalacaksanız, bir şekilde İTFAİYE MEYDANI’na gidin, dibine kadar araştırın, az parayla süper ev nasıl döşenir görün. Ya da beni çağırın göstereyim.
    10. ATAKULE’de bir halt yok, boşuna meraklanmayın, ÇANKAYA’ya sırf ATAKULE için tırmanmayın. Ha eğer ben illa bozkır manzarası göreceğim filan deyip de gidecekseniz, hemen aşağıdaki BOTANİK PARKI’na da uğrayın.
    11. ANITTEPE’ye gidin; Reyhan Tesisleri ve yüzme havuzuna girmeden önce bu semti şahaneleştiren Türkiye’nin merkezi haline getiren ANITKABİR’i ziyaret edin. Ama ANITTEPE’ye gitmek için lütfen 265 ETLİK-ANITTEPE otobüsünü kullanmayın. Zira şoförlerin ısrarla 15 dakikada bir kalktığını söyledikleri bu otobüs yarım saatte bir kalkar. ANITTEPE asker semti olduğundan herkesin arabası vardır ve durakta bir tek siz olursanız şaşırmayın. Zaten genellikle durağa otobüs kalktıktan 1 dakika sonra gidildiği için yeni otobüs yarım saat kadar beklenmek zorunda kalır.
    12. ANKARA’da deniz yoktur. Deniz aramayın.
    13. Metro ya girin, kaybolun, ama alışveriş yapmayın.
    14. ODTÜ, BİLKENT, HACETTEPE yahut BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ öğrencisi iseniz, araba almayın, otobüs ve servisi tercih edin. ESKİŞEHİR YOLU’nun her sabah yaşadığı tıkanıkta tuzunuz bulunmasın. Sizin yüzünüzden sınava geç kalmayayım. Lütfen.
    15. Banliyö trenleri güvenlidir, çekinmeyin kullanın. SİNCANlı ezik büzük gençlerle muhatap olmayın.
    16. Kaybolursanız kimseye asla ve kata yol sormayın. Sorduğunuz her yüz kişiden kırkı gitmemeniz gereken yönü, otuzu bambaşka bir tarafı gösterir, kalan otuz da bilmiyorum ağabey ben buraların yabancısıyım der. KARANFİL SOKAK‘ta SAĞLIK BAKANLIĞI nerede diye sorarsınız, adamı KOCATEPE CAMİİ’ne çıkarırlar, yapmadıkları şey değildir. Harita edinin.
    17. ODTÜlü değilseniz, ODTÜ kampüsüne girmeniz, Alcatraz’dan kaçmanız kadar meşakkatli bir meseledir, bunu bilin. Israrcı iseniz, risk alın ve GÜVENPARK’tan kalkan ODTÜ minibüslerinden birine binin, kampüse girişte kimlik soran görevli minibüse girdiğinde, kendinizden emin bir şekilde adamın gözlerine sen benim kim olduğumu biliyor musun bakışı atın. İşe yarayabilir. (sonrası gelen düzenleme: ne yaparsanız yapın, gerekirse ormana dalın girin ama kimlik diye topkek ambalajı, kupa sekizlisi göstermeyin)
    18. ANKARA’da deniz yok. Yok, ulan işte, yok!
    19. ULUS pek sevilen bir yer değildir. ESKİ MECLİS BİNASInın burada bulunması ULUS’u güzel kılmaz. Zamanla göreceksiniz ki, ULUS’u hiçbir şey güzel kılmaz, kılamaz; olamaz. ULUS’tan ve arka sokaklarından uzak durun.
    20. En popüler buluşma mekânları olan KIZILAY GİMA’yı ve DOST KİTABEVİ’ni öğrenin.
    21. TUNALI HİLMİ CADDESİ demeyin. ANKARAlılar -muhtemelen Hilmi’nin güzel bir isim olmadığını düşünüyor olduklarından yalnızca TUNALI derler. Siz de TUNALI deyin.
    22. ANKARAGÜCÜ taraftarı çirkef ve kalabalık, GENÇLERBİRLİĞİ taraftarı az sayıda ve enteldir. Kalabalık bir ANKARAGÜCÜ taraftar grubu görürseniz sakının. Laf atarlarsa karşılık vermeyin. Tek kişi bile olsa, iki dakika içersinde sürüyle adam toplayıp peşinizden koşturabilir. BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE SPOR’un taraftarı yoktur, olduğunu iddia eden olursa gülün geçin. Nanik yapın.
    23. "Boş yere ağlama, kalbini bağlama, ANKARA kızlarına" şarkısını öğrenin, sık sık söyleyin.
    24. ANKARA’da en güzel mevsim sonbahardır. Tadını çıkarın.
    25. Trafikte taş düşemez ama milletvekili çıkabilir. Kırmızı ışıkta sizi bekletebilir. Hazırlıklı olun.
    26. GAZİ ÜNİVESİTESİ’nin İİBF dışındaki bir fakültesine gidecekseniz temkinli olun, eli tespihli takım elbiseli tiplerle saçınız, sakalınız, küpeniz üzerine bir konuşma yapmaya hazır olun. Adamlarla papaz olmayın.
    27. Gece ondan on birden sonra sokaklarda kimseciklerin kalmaması normaldir, kimyasal bomba neyin atılmamış, insanlar sığınağa kaçarcasına bir anda ortalıktan kaybolmamışlardır, olağan bir durumdur bu. Sakin olun, panik yapmayın.
    28. Cadde ortasında düğün dernek görürsen şaşırma, bilmediğin ANKARA havalarında da oynama. (bkz: düz oyun) (bkz: kaşıklı oyun) (bkz: okuntu)
    29. Nerde olursanız olun aşağıya doğru indiğinizde KIZILAY’a çıkarsınız. Pek çok yere yürüyerek gidebilirsiniz, kaybolmak gibi bir şansınız yoktur, bunu unutmayın. "aha nerdeyim lan ben?" dediğinizde ULUS’tasınızdır, panik yapmaya gerek yok, BENTDERESİ’ne doğru gitmediğinizden emin olduktan sonra, hızla metroya ulaşabilirsiniz, müzelerin biraz aşağısındadır. BÜYÜK TİYATRO’yu sorup, entel görünümüne girmeyin, İTFAİYECİLER ÇARŞISI’nı sorun, kimse sizi kandırmasın. SAMANPAZARI da olabilir. ULUS dışında ANKARA’da hiçbir yerde absürt bir durumla karşılaşmazsınız. Etrafınızda, gözünüzü nereye çevirdiyseniz bir “robocop”a çarptıysa KIZILAY’dasınız demektir. Eylem yapılacak anlamındadır bu. Korkmayın. Yine, bir avuç eylemci için 4 otobüs robocop, çevik kuvvet inmiştir. “Bu kadar polisi nereye göndersin kardeşim bu devlet?” mantığıyla öyle bakınır dururlar o polisler.
    30. Sonra SSK İŞHANI ve SAKARYA CADDESİ alkol mekânlarıdır. En berbat birahanelerden tutun meyhane ve club ortamlarının hepsi vardır oralarda.
    31. ANKARA’da güz bambaşkadır. Özellikle, kalabalığı seviyorsanız, YÜKSEL CADDESİ’nde, tenhalığı seviyorsanız, BAHÇELİEVLER 7. CADDE hariç her caddesinde ve TANDOĞAN’ın ara sokaklarında turlarsanız, bir aylığına bu şehri sevebilirsiniz belki. Onun dışında bürokrasi hemen her zaman kendisini hissettirir de bir tek SAKARYA CADDESİ’ne uğramaz gibi gelir bana.
    32. ANKARA melankoliktir, ekim güzeldir. (bkz: 22 yıldır bu şehri yaşayanlar için ANKARA)
    33. ANKARA’ya geldik Laila’ya gidelim diye gazlara geldiyseniz 1 şişe viski için 300 milyon, bir bira için 20 milyon gibi fiyatlara hazırlıklı olun.
    34. ARMADA ile ANKAMALL alışveriş merkezi eşittir ama ANKAMALL alışveriş merkezi biraz daha eşittir. (bkz: mudo) BİLKENT’e yolunuz düşerse Marakesh’e uğrayın.
    35. Metroya binerken her zaman ve her zaman, mutlaka inenlere yol verin. İnen ve binenlerin toplu çemkirmelerine maruz kalmayın. Metro ve ANKARAY’ı karıştırmayın. İkisi de KIZILAY’da kesişir; ANKARAY, AŞTİ’ye gider, metro ise AKKÖPRÜ ve BATIKENT tarafına.
    36. Kar-buz çok olur lütfen dikkatli adımlarla yürüyün.
    37. ANKARA’daki yürüyen merdiven adabında acelesi olmayan vatandaş sağda dursun diye bir kural yoktur. Yürüyen merdivene binecekseniz yürümeyin, durun zira merdiven zaten sizin için yürümektedir.
    38. KAVAKLIDERE, AYRANCI mevkilerine belediye otobüslerine bindiğinizde fark edeceksiniz ki otobüsün yaş ortalaması 65–70 civarlarındadır. Korkmayın takım elbiselerle otobüse binmenize gerek yok herkes öyle biniyor diye.
    39. GENELKURMAY önünde ayakkabınızı bağlamak üzere durmayın. Makineli tüfek doğrultuyorlar. (bkz: biz burada yabancıları sevmeyiz)
    40. "Hocam"a alışın, bu lafı duyunca kendinizi hoca gibi hissetmeyin. Bir ANKARA klasiğidir, özellikle üniversite kampüslerinde güvenlik görevlileri öğrencilere, taksi şoförleri güvenliğe, büfeciler büfecilere, kısaca herkes herkese hocam der. Ayrıca taksi şoförü üniversiteli olduğunuzu anladığı anda hocam diye hitap eder size. Hoca değilsiniz, ANKARAlısınız.
    41. Eğer yere tükürür veya otobüste yellenirseniz kimse bir şey demez, ama ters yöne girerseniz ya da yanlışlıkla metronun inme platformundan binerseniz (ki ANKARAY’dan metro ya geçecekseniz tüm oklar inme platformunu gösteriyor) küfür yersiniz. Garip prensipleri olan bir şehirdir.
    42. DOST deyince KONUR SOKAK’taki DOST KİTABEVİ değil, KARANFİL’deki anlaşılmalı. Aman ha, arkadaşınızı fıtık edersiniz sonra yanlış yerde bekleyip.
    43. AOÇ (Atatürk Orman Çiftliği) belediye başkanının insafına bırakıldı..




    ankara'yı sevenlere gelsin.....

    December 26

    ..rüya..

    gizeme ithafen!!!
     
    aynı gece bi rüya da bu kız görür..
     
    denizdeymişiz..ama pardon okyanustaymışız..dev dalgalı bi deniz gününde yüzmeye çalışan avanak ben ve kim olduğunu bilmediğim(daha tanışmadığım) bi arkadaşım cebelleşip duruyoruz.. koyu mavi, mürekkep mavisi denizde... boğulmaktan ziyade, taş iskeleye veya kıyıdaki dalgakıranlara savrulma ihtimali korkutuyor.. tanımadığım şahıs kıyıdan uzaklaşıyor..kurtarmak istiyorum ama beni kim kurtarcak die içimdeki sorulardan dolayı vazgeçiyorum süpergirl olmaktan...
     
    sıkıntılı bi şekilde geri dönüyorum sahile..
     
    annem uyandırıyor o sırada, okula geç kalacaksın die..okula gitmeyecem bugün die cevap veriyorm, fakat artık uyumanın bi anlamı olmadığına kanat getirip kalkıyorum..sonraları düşünüyorm bu garip rüyayı.. nie deniz diil, okyanus die?
    cevap geliyor hemen:
    -work & travel planları yaparken arkadaşımla, haftasonları denize gidip yüzeriz demiştim..o da artık deniz diil, okyanus demişti..ee amerika hayallerim...
     
    sonuç olarak tek anlayamadığım şey, kimdi o?
    kurtarmak isteyip de kurtaramadığım,
    tanımadığım,
    gitmesine izin verdiğim,
    dalgalara teslim ettiğim,
    bi candan vazgeçebildiğim!!!
     
    geçtiğim can o muydu, kendi ruhum muydu?
     
    benliğimi suya gömdüm de haberim mi yok..
    neden bu hissiyatsızlık..
    boş sakinlik
    gereksiz savrulmuşluk
    boş bakışlar
    renklerin üzerine binen, tüm dünyayı örten kül rengi
    gözlerimin ferinin sönmesi, ışığının voltajının düşmesi
    düşmesi içimdeki umutların yere
    serzenişlerimin bitmesi
    engin ufuktaki kabulleniş
     
    finish
     
    26 Aralık 13.38
    December 25

    aşk...

    seni seviyorum...
    bu acı bana bikaç beden büyük geldi..
    geceler ağlayarak geçiyor..
    karanlık beni huzurlu uykuların ortasına bırakmaktansa ya karabasanlara itiyor yada şiş gözlerle yıldızlarda aratıyor seni
    kimse üzmemişti beni bu kadar
    kimse ağlatmamıştı
    yalvartmamıştı tanrıya
    habersiz bırakmamıştı
    nedensiz firarlara başvurmamıştı
    benliğimi savurmamıştı kenara
    susarak
    kaçarak
    anlamadan
    anlatmadan
    kör
    sağır
    ....
    yarına inancım yok...
    December 21

    ..hoşçakal..




    ..HOŞÇAKAL..

    Seni ararken kendimi kaybetmekten yoruldum,
    Bulduğumu zannettiğimde kendimden ayrı düştüm
    Bu garip bir veda olacak
    Çünkü aslında hep içimdesin
    Ne kadar uzağa gitsem de
    Gittiğim her yerde benimlesin
    Söylenecek söz yok,
    Gidiyorum ben. . .
    Hoşçakal,hoşçakal,hoşçakal,hoşçakal
    Ben bir kısrak gibi gelmişim dünyaya,
    Şahlanıp gitmek içimde var
    Hoşçakal. . .
    Biraz su biraz yeşillik her yer benim evimdir
    Taşırım dünyayı sırtımda
    Her dil benim dilimdir
    Ama söylenecek söz yok gidiyorum ben. . .
    Hoşçakal,hoşçakal,hoşçakal,hoşçakal
    Ben bir kısrak gibi gelmişim dünyaya
    Şahlanıp gitmek içimde var
    Hoşçakal. . . .

    Şeboo

     

    ümitsizliğimi satır aralarına gizliyorum...



    şarkıyı indirmek için tıklayınız..

    December 20

    yaprak dökümü yaşar ruhum...




    ACABA

    uzandığımda acaba tutabilir miyim
    ellerimden kayıp gidenleri
    anlarımı, sevinçlerimi, hayallerimi
    uzanıp tutabilirmiyim kuşları kanatlarından
    yıldızları ışıklarından
    güneşi sıcağından
    dağları karlarından
    uzansam dokunabilirmiyim
    yüreğimden geçenlere
    durdurak bilmeyen zamana
    çocukların gözlerindeki hayal kırıklığına
    dokunsam anlayabilirmiyim
    kaybedenlerin acısını
    acının dayanılmazlığını
    ve yaşamın umursamazlığını..........

    BİRCAN ÇALIŞKAN




    terkedene gelsin.....

    November 24

    hadi s.ktir




    HADİ S.KTİR

    gözünü kırpma vur sana da yapsa kur.
    attırsa da tur,dur diyene kadar vur.
    savrulan her kan damlası havada kurur
    yolunu bulur.
    dumur olansa sen, vuransa ben, donarsa ellerim tetikte hevesler.
    keselerin ağzında düğümlenir nefesler
    hangi sesler annelerin ninnisi kadar güzel gelebilir.
    gözbebekleri sel olur gözyaşları gelir
    işte o anda hedefindeki bedenler delinir
    bedeli ağırdır ama kolay ödenir
    bunca zaman kimin yaşama hevesi körelir
    ta ki tüm ölü bedenler dirilir
    senin burdan bana aşık olmadan s.ktir olup gitmen gerekir.
    hadi s.ktirrr

    en büyük sevda sözü s.ktiri çekmektir
    ne zaman denk gelir şans,kaç seansla ekselans olunur?
    hangi tarzsa adam olunur?
    her kafa buna yorulur.
    sorulan soruları bilemezsin.
    sokakta gördüğümü göremezsin
    rüyanda çözemessin içine düştüğün kördüğümü
    ağlarla örüleni geçemezsin
    seçemezsin uzaktan bu sıfatı
    atılan her zarfı açtın okudun kartın arkasında saklı kaltağın adresi
    şu anda bu meyvelerin değil mevsimi
    nefsini tutamazsan görürsün dünyanın tersini
    duyduğun serseri serbest stili
    hadi s.ktir..

    mode xl
    mc evren & yasin





    indirmek için tıklayınız...


    çok sevdiğim bi dostuma gelsin.....

    October 11

    Şeker Bayramı

     

    Bayramınız Mübarek Olsun

       

               
     Ramazan ayının son günü.. yani arife günü.. son kez kalktık bu gece sahura, son iftarımızı yapcağız.. son kez alınacak ramazan pidesi:) taa ki önümüzdeki seneye kadar..

                 Yarın ramazan bayramının ilk günü..(benim algılamama göre şeker bayramı) hepinizin bayramı şimdiden mübarek olsun.. küsler, dargınlar barışsın.. ufak bi tebessüm yetecek buna biliyorsunuz.. bayramların olma sebebi bu değil mi zaten, hepimizin birliğini sağlamak, toplumsal parçalanmayı önlemek, insanları hoşgörüye davet etmek..

                  Eski bayramları özlemeyeniz var mı? Bayramlık alınacak günü (yeni ciciler) hangimiz sabırsızlıkla beklemedik ki!!!  Hele bir de kız çocuksanız o "Kırmızı Rugan Ayakkabılar" Çocuklara ve misafirlere ikram edilmek üzere alınan şekerleri ve çikolataları saklandığı yerden çıkartıp bitirmek hangimizin huyu değildi ki? Bütün çocuklarla o neşeli şeker bolluğunda boğulmamız.Bayram haçlığı için dedemizi kovalamamız.
                            
             
    Dedemi, anneannemi çook özledim.Yarın güzel yüzlerini bi kucak dolusu öpeceğim.Hepinize ii bayramlar!

    September 25

    İnternetten Para Kazan agloco nedir? nasıl Para kazandırır

    AGLOCO nedir ?...nasıl para kazandırır ? ...

    AGLOCO
     

    AGLOCO tamamen üyelerinin sahip olduğu bir internet ekonomi ağıdır. Kurucu firma gelirlerinin sadece yüzde onunu alır ve üyelerinin sahip olduğu tek ve ilk firmadır. AGLOCO 'ya ortak olmak için üye olmanız yeterli ( hiçbir aşamada ücret talep edilmiyor ) . Daha sonra firmadaki hissenizi dolayısıyla kazancınızı arttırmak için arkadaşlarınızı üye yapabilirsiniz.  Sadece 5 arkadaşınızı üye yaparak aylık 4000 $  ( Bu miktar sizin yaptığınız üyelerin performansına ve sizin performansınıza bağlı olarak artabilir veya azalabilir. ) kazanabilirsiniz.
     
    AGLOCO şimdiden google dahil olmak üzere tam 17 reklam network u ve 7 arama motoru ile anlaşma imzalamış durumda.İnternet dünyasında yaptığımız her şeyin birilerine para kazandırdığını biliyoruz. AGLOCO  bunu değiştirmeyi ve kazanılan paradan kullanıcıların da faydalanmasını sağlamak amacıyla kuruldu.
     
    AGLOCO, Ray Everett Church ve Akshay Mavani tarafından own the internet sloganıyla kurulmuş bir internet reklam ve son birkaç ayda internet dünyasında özellikle yurtdışında hızla yayılan ve en son 700 000 (Mayıs 2007 itibarıyla) üye sayısına ulaşmış bir ekonomik network sistemidir. AGLOCO yetkilileri Aralık 2007 itibari ile hedeflerinin 10 000 000 üye olduğunu söylüyorlar.
     
    Google 'i artık herkes biliyor. Tüm aramalarimizi orada yapıyoruz. Peki ne kadar kazandıklarını biliyor musunuz? 2006 da 10,6 milyar dolar ciro yaptılar. Peki Google 'i dünya devi yapan bizlere bu paradan birşey veriyorlar mi?

    AGLOCO internetteki bu reklam pastasından önemli bir pay almak üzere kurulan akıllıca bir program. Sadece reklamdan değil, internetten yapılan satışlardan da komisyon kazanacak. Elde edeceği gelirlerin de  % 90 'ını AGLOCO
    üyeleriyle paylaşacak. Üye sayısı çoğaldıkça gelirleri artacak, gelirleri arttıkça üyelerine daha çok kazandıracak.

    AGLOCO önümüzdeki 1-2 yılda internetin en büyük şirketlerinden biri olmaya aday.
     

    AGLOCO 'ya üye olup, Viewbar 'ı kurdunuz. Internette de ayda en az 5 saat vakit harcıyorsunuz. Bu sayede adamların kasasına ayda yaklaşık 12,5 dolar para girecek. Bunun 5 dolarını size verecekler. 6,25 dolarını da sizi öneren üyelere dağıtacaklar. Kendilerine de 1,25 dolar kalacak. Burada sizin için para kazanmanin en önemli noktası yeni üyeler önermek. 5. kademeye kadar altınızdakı üyelerden de para kazanacaksınız.

    Örneklendirirsek:  Siz  AGLOCO 'ya  10  arkadaşınızı üye yaptınız. Arkadaşlarınız sizin kadar çabalamadılar ve herbiri ortalama 3 kişiyi üye yaptı. Ve onlar da 3 'er kişi diyelim. 5. kademeye  kadar bu alt üyelerden siz de gelir elde edeceğiniz  için  aylık geliriniz 1.517.5  USA$ olur. Kaç kişiyi üye yaparsanız ne kadar kazanacağınızı, AGLOCO 'nun web sayfasında, Member Calculator bölümünde hesaplayabilirsiniz.
     
    Üyelik tamamen ücretsiz. Burada internetteki reklam pastasından AGLOCO ile siz payınızı alacaksınız. Erken üye olanların kazancı daha fazla olacak.

                                         
    Tek yapmaniz gereken yukarıdaki yazıyı tıklayarak üye olmak Viewbar i indirerek ayda en az 5 saat bu programı çalıstırmak ve arkadaşlarınızı üye yaparak daha çok
    kazanmak..

    Nasıl Üye olunur?

     

    üyelik

                                          SİSTEM NASIL ÇALIŞIYOR?

    Önce üye oluyorsunuz ( ücretsizdir ) üye olmanızla birlikte ortaklığınız başlıyor. Daha sonra size verilen referral link ile yeni üyeler yapıyorsunuz. Sizin üyelerinizin çokluğu oranında geliriniz artıyor. AGLOCO sadece sizin üyeliğiniz için size aylık 11.25 $ ödeme yapıyor ve yaptığınız üyeler ve onların yaptığı üyeler için ( 5. sıraya kadar ) komisyon veriyor. Diyelim ki siz 5 üye yaptınız ve sizin üyeler de 5 er üye yaptı.

    1.level 5

    2.level 25

    3.level 125

    4.level 625

    5.level 3125

    Tümünü topladığımızda 3905 üye oluyor. AGLOCO bu üyelerin viewbar 'ı indirip ayda beş saat online olmaları karşılığında size üye başına aylık 1.25 $ veriyor. Topladığımızda 4.886.25 $ yapıyor. ( üye olduktan sonra member calculator bölümünden siz de aynı hesabı yapabilirsiniz ).

    Şu anda AGLOCO yeni olduğu için 5 üyeyi bulmak çok rahat ama agloco nun üye sayısının artma hızına bakınca 3-4 ay sonra agloco üyesi olmayan kişi bulmak bu kadar kolay olmayacağından bir an önce üye olup networkunuzu genişletmeyi tavsiye ediyorum. Sadece arkadaşlarınızı üye yaparak binlerce üyeye ulaşmanız işten bile değil.

    AGLOCO yetkilisi Brian Greenwald' ın yaptığı açıklamaya göre bir bilgisayarda bir çok üye aynı viewbar ile farklı zamanlarda online olabilir. Yani siz beş saat aylık sürenizi doldurduktan sonra aynı bilgisayarda farklı bir üye viewbar a kendi üyelik ID si ile giriş yapıp o da kazanabilir. Bu durumda bir üye eğer evinde veya işyerinde günlük ortalama yedi saat online oluyorsa bu da aylık 210 saat yapar ki bu 42 üye ye denk gelir. Bu durumda bu üye bütün tanıdık ve arkadaşlarını üye yapıp hem kendisinin hem de üye yapmış olduğu kişilerin kazanmasını sağlamış olur.

    Not : Burada söz edilen edilen rakamlar tahmini rakamlardır. AGLOCO tamamen üyelerine ait olduğu için bu rakamlar AGLOCO  nun elde ettiği kazanca göre artabilir veya azalabilir.

    AGLOCO ' ya katılmak için davet linkim aşağıdaki " AGLOCO ya KATIL " yazısının altındadır.

     AGLOCO ya KATIL

     

    Sn. Ali AYVAZ 'a ve Nesil Sanlav'a teşekkürler ederim..

    her türlü sorunuza yardım verilecektir..

           

    September 24

    istedim ki..

    sonbahar dayandı gönlümün kapılarına...
    yapraklar bir bir sarardı
    sert rüzgarlar doldu bahçeme
    ümit kalmadı
    kara bulutlar yanaştı, demir aldı
    gözyaşlarım dünyayı ıslattı

    istedim ki sadece gel
    sualler olmadan yaşayalım,
    ne bir açıklama yapalım, ne bir cevap arıyalım
    istedim ki başımı göğsüne yaslayıp
    derinime saklayıp tüm acılarımı
    sevildiğimi bilmek, sonsuz sevmek

    istedimki bir liman olma
    korkusuzca yaşayım seni
    anlaşılmamaktan çekinmeden aklıma geleni söylerek
    hissederek..güvenerek
    gün gelince geçmişe dair ne varsa gülümseyerek hatırlayabilmek..
    September 11

    imkansız aşk

    İMKANSIZ AŞK

    Falcı kadın yalan söylüyor yalan
    Bizi birbirimiz için yaratmış Tanrımız
    Nasıl mümkün değilse
    Yıldızları toplamak gökyüzünden
    Öylesine imkansız bir şey aşkımız

    Kurudu gölgesinde oturduğumuz ağaçlar
    Bahçelerde sevdiğin çiçekler kalmadı
    Sadece hatıralarda ebedi olan
    Vazgeçemediğimiz, unutamadığımız
    Onlar bile bize yar olmadı

    Unut benden kalan ne varsa
    Unutmak tesellidir yalnızlığın
    Güneşi bir kadeh şarap gibi içip
    Delicesine sarhoş olmak
    En güzel tarafı imkansızlığın

    Ümitlerimiz fırtınalı denizler ortasında
    Bir hurda teknedir şimdi
    Dalgalar dünden daha zalim
    Rüzgar daha hoyrat
    Ne bulut var ufuklarda ne gemi

    Mevsimler toz pembe değil
    Gündüzler gecedir, geceler zindan
    Güneşin doğmasını beklemek boşuna
    Boşuna artık medet ummak
    Taş kalpli zamandan

    İnan ki! Kırılmış bir ayna gibi
    Paramparça, kırık dökük aşkımız
    Çaresizliğin, ümitsizliğin türküsü
    Türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü
    Büyük aşkımız

    Ümit Yaşar OĞUZCAN

    September 05

    sonsuzluğa uzansın ellerimiz..


    artık kelimelerle uğraşma sevgilim..yorma kendini..sessizliğin o koyu gürültüsünde sadece sar beni huzur veren sevginle,  gözlerinden aksın duyguların yüreğime..anlatsın herşeyi gözlerinin derinlikleri..söz verelim fütursuzca birbirimize, korkmadan seninim diyelim..seni seviyorum bebeğim..
    August 26

    kolera&sagopa_soğuk küvet..mutlaka dinleyin..aylardır dinliyorum:)





    SOĞUK KÜVET

    kolera
    aksiliğim üstümde sende kelimeler hep farazi,
    gördüğün kadar arazi, kimse mükemmel değil ki,
    ne umdun ki benden kadı kızı bile veremli,
    benim kusrum anca naz, seninkisi mesavi
    içimi tuzağın yordu, anahtarsan nerde kilidin oluğu?nahoş hallerinde et ilan kahpe oluşunu,
    ahmak kişilik sensin,cevizi dişiyle kıran feyksin,
    her dişi geyikle muhabbette yanar-dönersin.
    ben rüzgarın aruz vezni, sen kükürdü
    ancak sus karıncalandı kalp,söyle paşa nedir amaç? bence ringe havlu at,kolera kırar kol bacak,
    masalın kötü şirinesi, mr. gadget uzun bacak.
    esti geçti hayatından bir esen ve bin zafer,
    kazı-kazan kazandığın bir adam ve bin keder.
    kaderdaşlar sıralı,kader sıvadı kolları,
    bedava ekmek kalabalığı,örmüş saçını kaderin ağları.
    kalbin yalın hali bulutsuz,ah şu mevsim değişmekte,
    bir nursun kusursuz,ruhum sensiz huzursuz,
    tattım elmayı ve içime düştü şimdi kurtları,
    yavaş yürüyen bir tazıyım acizliğimse azılı.
    sen anlatma bekle dur,o bilir anca gaybı üzüleceksin yavru tanrı sıkıntısında kapalı kaldı.
    itiver açılır kapısı,açılır için açılır hale,
    vurdu aynası ve sen yansiması..yansıması...

    kolera nakarat

    sevenin var senin suçüstü şehzadem
    nesin sen cevap ver? mahrem..
    ücra yerlere düştü kayıp merhem
    bendim en asil tek kişilik harem
    düş ve melodi en güzel düet
    suretin silindi kaldı silüet
    uykum yok yatağım soğuk küvet!

    bora
    skip to my bop the wack rhymes my raps are influential
    i got a girl she hates rap, eyyo she's my angel
    78 sunshines hit my achin bones
    past the age of 20 but still no-one knows
    i took many blows to the heart with all the pain and anger
    i caught the cholera
    faked my notebooks for the checks, erased gone
    its past dawn and im drunk on my lawn
    scared like a spider in the barn
    saw the doc without a shower, charisma down the drain
    so out of shape i get tired in the rain
    scared to talk to ya, haunting you in your dreams forever
    leave me in the state of nature, who knows i might just take your picture
    hit me up with the flashlight, the odds say that ill catch ya
    im in the rye with holden holdin' all the fodlers in the mold n' and
    its getting colder
    eyyo mic hit the bass, the temperature is risin'

    kolera nakarat
    sevenin var senin suçüstü şehzadem
    nesin sen cevap ver? mahrem..
    ücra yerlere düştü kayıp merhem
    bendim en asil tek kişilik harem
    düş ve melodi en güzel düet
    suretin silindi kaldı silüet
    uykum yok yatağım soğuk küvet!

    sagopa kajmer
    zulüm taşıyla kanatı verdi başımı felek kahpesi
    düşüncemden senide çaldı elimde hırsız kellesi
    gık çıkarmaz dilden aciz sessiz sagopa dilsizi
    vaktim gelir şimşek çakar kırılır dilimin kemiği
    güçlü rüzgar nefesi, selvi dağ tepesini viran etti,
    kalp hayat endişesiyle akan zamanı tavaf etti.
    gözler sözlerin sertliğiyle yaşa bulanıp ah çekti
    sensiz geçen günlerin kazası yok be sevgili
    saadet yanımdan ayrılmasın
    kasvet ağacımı taşladım,
    ham meyveler topladım,
    sessizlik beni dilsiz yaptı
    kalem düşman ellerinde temiz kalbi karaladı
    bu hasret beni yaraladı
    sagopa takvime çentik attı!
    gönlüm aydın, ruhum yüzüme yuva kuran bir kuş
    kalbim çıkık tıpkı tablocasına duvardan düşük ve tuş
    gözlerim alçak seyirde yüksekler desteksiz uçuş
    ellerim dilimi büker,
    sago zor da olsa konuş..

    kolera nakarat
    sevenin var senin suçüstü şehzadem
    nesin sen cevap ver? mahrem..
    ücra yerlere düştü kayıp merhem
    bendim en asil tek kişilik harem
    düş ve melodi en güzel düet
    suretin silindi kaldı silüet
    uykum yok yatağım soğuk küvet!!!


    indirmek için tıklayınız...

    movie maker/klip linki


    mettalica'nın sevdiğim şarkılarından one için kelebek kızlardan oluşan bi klip yaptım.. indirmek isteyenler için link:
    July 13

    bodrumdan birkaç satır

    canlarım, dostlarım, arkadaşlarım... hepinizi öyle çok özledimki..nasıl anlatılabilir bu özlem bilemiyorum... cafe cafe gezmeyi, oturup parklarda laflamayı, ykm önünde sizleri beklemeyi, buluşup alışveriş yapmayı, birlikte sinemaya gitmeyi, pc'm başında geçirdiğim vakti, kitaplarımı, okulumu, yatağımı, annemi, memleketimi-ankarayı, ankaranın o kuru havasını, geçtiğim her kaldırım taşındaki derin hatıralarımı, geçmiş aşklarımı..... :)

    yalnızlıkla bol bol vakit geçiriyoruz... yanıma yoldaş oldu bodrum gecelerinde... saolsun yalnızlık yalnız bırakmadı beni yalnızlığımla başbaşa... haa, arada bir yalnızlık mızıkçılık yapıp yoruyor beni, üzüyor, hırpalıyor... ama burda başka kimsem yok, mecbur affedip sarılyorum yalnızlığın o soğuk, bi o kadar soluk, florasan kollarına...

    neyse gel gelelim burdaki hayatıma... bodrum güzel, ama benim için oldukça küçük bi yer :D biraz yorucu geçiyor. yorgun değilsem her boş vaktimi denizde geçiriyorum.. sonra havuz ve aqua park geliyo... tv izleyemediğim için günde 2 - 3 gazete okumayı alışkanlık haline getirdim...sonra sürekli müzik dinliyorum..geceleri geziyoruz!!!

    gümbet güzel, gece alemi bi harika... gümüşlük el değmemişliği ile beni mest etti. özellikle tavşan adasına yürüyerek gidilmesi. sanki musa denizi ikiye ayırmışçasına...diz boyu derinlik yok, karşında duran adaya yürü gel.. :) turgutreis hoş.. zaten orda kalıyoruz...bodrum muhteşem, dememe gerek yok sanırsam..halikarnas, bodrum kalesi-müzesi, yat gezileri, ...

    22 temmuzda ankaraya gelcem..görüşmek üzere..gurbet zor şey vesselam...arayın arasıra..kib...
    June 15

    veda



    BU YAZI BENİ TANIYAN HERKESE GELSİN..

    Yarın akşam çoğunuzdan ayrılmış olacağım. Arkadaşlarımdan, dostlarımdan, sevdiğim şeylerden ve şehrimden... Ama en önemlisi annemden... Bu bizim ilk uzun ayrılığımız olcak. Ne zor şeymiş meğersem bilinmeyen bir şehire gidip, anneden ayrı kalmak. Şehirdışında okuyan arkadaşlarımı, gelinleri, askere gidenleri, gurbettekileri şimdi anlamaya başladım. Daha gitmeden özlem sardı yüreğimi.

    Nereye gidiyorum derseniz, Bodrum'da staj yapacağım. 3 ay yokum. Herhangi bir durum olduğunda bilenler tel açsın, bilmeyenler konuk defterine iki satır karalasın. 

    Beni ii tanıyanlar bilirler, bilgisayar elim kolum gibidir. Günümün hatrı sayılır bir kısmını pc başında geçiririm. Ve sizlerden ayrılcağıma üzülüyorum. 3 ay sonra görüşmek üzere. Arada sırada Bodrum'dan resimler atarım. Döndüğümde de bol bol hasret gideririz sizinle. Gezeriz, tozarız, yazışırız ;) Ama şimdilik kendinize ii bakın, hoşçakalın.

    Madame Butterfly 

    June 13

    movie maker kullanımı

    öncelikle movie maker nedir?
    sizin kendi filminizi veya klibinizi oluşturmaya yarar.indirmeniz gerek bi program diildir.windows bünyesinde bulunmaktadır.
    yaptığım örnek bir klibin url si ise;
    http://www.fileden.com/files/2007/5/30/1127705/hicran.wmv
     
    şimdi gelelim movie maker nasıl kullanılır.. açmak için Başlat__Programlar__Movie Maker.
    size ayrıntılı bir şekilde kullanımını anlatmaya çalışacağım.programın genel görünümü şöyle..
     

    KLİPLERİ DÜZENLEME

    • Klip bölme. Bir video klibi iki parçaya bölebilirsiniz. Klibin arasına resim veya video geçişi eklemek istediğinizde bu işlev işinize yarayacaktır. Bir projenin film şeridinde veya zaman çizelgesinde görünen bir klibi veya İçindekiler bölmesindeki bir klibi bölebilirsiniz.
    • Klip birleştirme. Bitişik iki veya daha fazla video klibi birleştirebilirsiniz. Bitişik klipler, birlikte çekilen, birinin son kısmı ile diğerinin başlangıç kısmı aynı olan kliplerdir. Kısa süreli, çeşitli klipleriniz varsa bunları film şeridinde veya zaman çizelgesinde tek bir klip olarak görüntülemek istiyorsanız, klipleri birleştirme işlemi işinize yarayacaktır. Klip bölme işlemine benzer biçimde, İçindekiler bölmesindeki veya film şeridindeki veya zaman çizelgesindeki bitişik klipleri birleştirebilirsiniz.
    • Klip kırpma. Bir klibin projenizde görünmesini istemediğiniz kısımlarını gizleyebilirsiniz. Örneğin, klibin başlangıcını veya sonunu kırpabilirsiniz. Kırpma işleminde, kaynak malzemeden herhangi bir eksiltme yapılmaz. İstediğiniz zaman, kırpma noktaları'nı kaldırarak klibi eski haline getirebilirsiniz. Klipler ancak film şeridine veya zaman çizelgesine eklendikten sonra kırpılabilir. İçindekiler bölmesindeki klipler kırpılamaz.

     

    karikatürüm.com

    internette gezinirken bulduğum bi siteyi sizinle paylaşmak istiyorum..



    Bu siteye fotoğraflarınızı görderiyorsunuz, kısa bir sürede size tekrar dönüyorlar ve karikatürünüzü veriyorlar..
    fotolarınızı yollarken istediğiniz bi hikaye uydurup yazabilirsiniz..
    en azından bi mesajı oluyor karikatürün..hatta direkt sizin sözlerinizle anlatıyorlar.. tavsiye ;)

    ulaşmak için;
    tıklayınız